Sektör Haberleri
GENSED Başkanı Demirdağ: “Karadenizimiz bile Almanya’dan şanslı”

Güneş enerjisindeki ivmenin sürdürülmesi gerektiğini vurgulayan GENSED Başkanı Halil Demirdağ, Türkiye’nin en az güneş alan bölgesi Karadeniz’in, Türkiye’den daha fazla kurulu güce sahip Almanya’dan daha şanslı olduğuna dikkat çekti. Almanya’nın Türkiye’ye kıyasla daha fazla güneş enerjisi ürettiğini belirten Demirdağ, “Ne kadar büyük bir potansiyele sahip olduğumuzu fark etmeli ve elektrik üretiminde güneşin payını arttırmalıyız” dedi.
Dünyada kurulu güneş enerjisi santrallerinin toplam kurulu gücü yaklaşık 510 bin MW’a ulaşmış durumda. Türkiye ise son beş yılda gerçekleşen yatırımlar ve kurulan tesislerle kurulu gücünü 5 bin MW’ı aşan bir noktaya taşımayı başardı. Güneş Enerjisi Sanayicileri ve Endüstrisi Derneği (GENSED) Başkanı Halil Demirdağ, gelinen seviyenin oransal olarak dünyadaki toplam kurulu gücün henüz yüzde 1’ine erişmese de Türkiye’nin sahip olduğu müthiş potansiyel ile bu sonsuz kaynaktan çok daha iyi bir şekilde yararlanabileceğini anlattı.
Yükselen yıldız Türkiye olabilir
Güneş enerjisi sektöründe son birkaç yıldır yükselen ivmenin umut verici olduğunu belirten Demirdağ’a göre, desteklenmesi halinde Türkiye güneş sektöründe daha da büyüyebilir ve hatta yükselen bir yıldız olabilir. Smart Energy Yönetim Kurulu Başkanı olarak hem yatırımcı hem de üretici kimliği ile sektörde faaliyet gösteren Demirdağ, güneş potansiyelinin değerlendirilmesine ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı: “Toplam güneşlenme süresi günlük 7.5 saati, yılda ise 2.741 saati bulan Türkiye, güneş enerjisi üretimi potansiyeli açısından en şanslı ülkeler arasında yer alıyor. Almanya’da ise yıllık güneşlenme süresi ortalama 1600 saat. Almanya’da; 1 MW’lık bir GES, yılda ortalama 994000 kWh elektrik üretiyor ve Almanya’nın kurulu gücü yaklaşık 46 bin MW’ı civarında. Türkiye’de ise; 1 MW’lık bir GES, yılda ortalama 1540000 kWh elektrik üretiyor, fakat buna rağmen Türkiye’nin kurulu gücü 5 bin MW’ın biraz üzerinde. 2018 yılı için Türkiye 5 bin MW güneş kurulu gücü ile 7.7 TWh’lik elektrik üretimi gerçekleştirirken; Almanya ise, 46 bin MW güneş kurulu gücü ile 45.7 TWh’lik üretime ulaşmış durumda. Yani Almanya, daha az güneş almasına rağmen Türkiye’ye kıyasla daha fazla güneşten elektrik üretiyor.”
Türkiye’nin güneş enerjisindeki gücünün farkına daha iyi varması gerektiğini belirten GENSED Başkanı, sözlerine şöyle devam etti: “Güneşlenme süresi açısından İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerimiz oldukça şanslı. Kuzey ve kuzeydoğu için biraz daha şanssız diyoruz ama bugün 46 bin MW güneş santrali kuran Almanya’nın en iyi yeri, bizim Karadeniz bölgemizden daha kötü. Güneş bakımından en şanssız addettiğimiz Karadeniz de dahil, Türkiye’nin her köşesinde değerlendirilmeyi bekleyen büyük bir potansiyel var.”
Güneş sayesinde 5 milyar dolar cepte
Dünyada güneş enerjisi alanında başarılı olan ülkelerin yolunu açan teşviklerin Türkiye için de güzel bir örnek olabileceğini belirten Demirdağ, açıklamasını şöyle tamamladı:
“Almanya, Japonya, Çin gibi ülkeler güneş enerjisini destekliyor ve doğalgaz/petrol gibi fosil kaynaklara olan talebi giderek azaltıyor. Çünkü fosil kaynaklar iklim değişikliği ve çevresel kirlenmenin birincil sebepleri arasında. Üstelik yeraltından çıkarması masraflı ve sürdürülebilirliği de yok. Bunun farkına varan gelişmiş ülkeler; yenilenebilir enerjiye destek veriyor. Mesela Almanya kendi kaynaklarından elde ettiği yenilenebilir enerjiyi geliştirmek için çok ciddi çaba sarf etti; teşvikler verdi, enstitüler kurdu. Devlet de piyasa fiyatı aslında 10 Euro cent olan elektriği 50 Euro cent’ten satın alarak sübvansiyon yaptı. Ayrıca bireylerin kendi elektriğini üretmesinin önünü açan düzenlemeler hayata geçirildi. Çünkü Almanya petrole talep arttıkça fiyatının da artacağını; petrol fiyatındaki 10 dolarlık artışın bütçesine 25 milyar dolarlık zarar vereceğini erkenden fark etti. Türkiye içinse bu rakam yaklaşık 5 milyar doları buluyor. Yani petrol 70 dolardan 80 dolara çıktığı zaman biz yurtdışına doğalgaz ve petrol için 5 milyar dolar para ödemek zorundayız. Kendi sonsuz enerji kaynağımız varken neden bu parayı harcayalım? Güneş enerjisi sektörü desteklendiği taktirde Türkiye; dünyanın öncü ülkelerinden biri olabilir; yerli ve milli kaynağımız olan güneşimiz sayesinde ekonomimizi büyütüp güçlendirebiliriz.”
Sektör Haberleri
Enerji Bakanlığı YEKA GES-2026 yarışmalarını ilan etti

Toplam 800 MW kapasite için 6 yeni güneş enerjisi alanı yatırımcılara açılıyor
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, YEKA GES-2026 Yarışmalarına ilişkin ilanı 11 Temmuz 2026 tarihli ve 33307 sayılı Resmî Gazete’de yayımladı. İlan kapsamında toplam 800 MW bağlantı kapasitesine sahip 6 ayrı Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanı (YEKA) için yarışma süreci resmen başlatıldı.
Bakanlık tarafından yayımlanan şartnameye göre yarışmalar; Konya, Karaman, Malatya, Van, Antalya ve Kütahya illerindeki YEKA alanlarını kapsıyor. Başvurular, 13 Ekim 2026 tarihinde saat 10.00-12.00 arasında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nda kabul edilecek.
YEKA GES-2026 kapsamında yayımlanan yarışma dokümanları arasında şartname ve sözleşme taslağı yer alırken, TEİAŞ bağlantı görüşlerinin daha sonra duyurulacağı bildirildi.
Altı ayrı YEKA alanı yatırımcıları bekliyor
YEKA GES-2026 yarışmaları kapsamında ilan edilen bağlantı kapasiteleri şu şekilde açıklandı:
- Konya: 385 MW
- Karaman: 200 MW
- Malatya: 40 MW
- Van: 60 MW
- Antalya: 40 MW
- Kütahya: 75 MW
Böylece toplam 800 MW yeni güneş enerjisi kapasitesi yatırımcıların rekabetine açılmış oldu.
Başvurular 13 Ekim’de alınacak
Yarışmalara ilişkin başvurular 13 Ekim 2026 Salı günü saat 10.00-12.00 arasında, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın Ankara’daki merkez binasında teslim alınacak. Yarışmalar, Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları Yönetmeliği kapsamında gerçekleştirilecek.
Şartname ve sözleşme taslağı Bakanlığın internet sitesinde yayımlanırken, TEİAŞ bağlantı görüşlerinin ise ilerleyen süreçte ilan edileceği belirtildi.
YEKA GES-2026 yarışmalarının, Türkiye’nin güneş enerjisi kurulu gücünü artırmaya yönelik yeni yatırım döneminin önemli adımlarından biri olması bekleniyor.
Sektör Haberleri
Metgün Enerji’den 2030’a kadar 1.000 MW yenilenebilir enerji hedefi

Enerji ticaretinin kritik geçiş noktalarında yaşanan gelişmeler ve artan jeopolitik riskler, ülkelerin enerji politikalarında yerli ve yenilenebilir kaynakların stratejik önemini yeniden gündeme taşıyor. Türkiye’de faaliyet gösteren enerji şirketlerinden Metgün Enerji de güneş, rüzgâr ve hidroelektrik yatırımlarıyla bu dönüşüm sürecine katkı sağlamayı hedefliyor.
Şirket tarafından yapılan açıklamaya göre Metgün Enerji’nin Türkiye genelinde farklı bölgelerde işletmede ve inşaat aşamasında bulunan santrallerinin toplam kurulu gücü 274,44 MW seviyesine ulaştı. Şirket, yeni yatırımlar ve kapasite artışlarıyla 2030 yılına kadar 1.000 MW yenilenebilir enerji kurulu güce ulaşmayı hedefliyor.
Enerji güvenliği ve yerli kaynaklar öne çıkıyor
Küresel ölçekte enerji arzına yönelik belirsizlikler ve jeopolitik gelişmeler, enerji güvenliği konusunu yeniden gündeme taşırken; güneş ve rüzgâr gibi doğal ve sürdürülebilir kaynaklar, ülkelerin enerji politikalarında daha fazla önem kazanıyor.
Yenilenebilir enerji yatırımlarının artması, yalnızca enerji arz güvenliği açısından değil, aynı zamanda ekonomik sürdürülebilirlik ve karbon emisyonlarının azaltılması açısından da önemli bir rol oynuyor.

Türkiye’nin enerji dönüşümüne katkı
Metgün Enerji, farklı bölgelerde gerçekleştirdiği güneş, rüzgâr ve hidroelektrik yatırımlarıyla Türkiye’nin yenilenebilir enerji kapasitesinin artırılmasına katkı sağlamayı amaçlıyor. Şirket aynı zamanda mevcut santrallerde verimlilik ve kapasite artışı projelerine de odaklanıyor.
Metgün Enerji Genel Müdürü Uğur Işık, enerji arz güvenliğinin yalnızca ekonomik değil aynı zamanda stratejik bir konu olduğunu belirtti.
Işık, yaptığı değerlendirmede küresel gelişmelerin geleneksel enerji kaynaklarına dayalı tedarik zincirlerinin kırılganlığını ortaya koyduğunu ifade ederek, güneş ve rüzgâr gibi yenilenebilir kaynakların uzun vadeli enerji güvenliği açısından önemli bir alternatif sunduğunu dile getirdi.
Hibrit projeler ve enerji depolama gündemde
Şirketin büyüme stratejisinin yalnızca yeni santral yatırımlarıyla sınırlı olmadığı belirtiliyor. Metgün Enerji, orta ve uzun vadede hibrit enerji projeleri, enerji depolama teknolojileri ve yeni nesil yatırımlar ile portföyünü genişletmeyi planlıyor.
Şirket yönetimi, artan enerji talebine karşılık temiz ve yerli kaynaklara dayalı üretim kapasitesini artırmayı öncelikli hedef olarak gördüklerini ve bu doğrultuda yatırımlarını sürdürdüklerini ifade ediyor.
GES Yatırımcıları
SOLAR3GW: “Türkiye, TarımGES ile 15 GW’lik Potansiyel Yaratabilir”

Türkiye’de her yıl ‘güneşte 3 GW kurulu güç’ misyonuyla yola çıkan düşünce kuruluşu
Solar3GW’nin Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Bahadır Turhan, Tarım-Güneş Enerji
Santralleri (GES) projelerinin hız kazanması için mevzuat değişikliğine ihtiyaç olduğunu
söyledi.
Turhan, “Şu anda mevzuatımız, tarım arazilerinde GES’lere izin vermiyor. Sadece
öztüketim amaçlı ve arazinin yüzde 1’ini aşmayacak şekilde GES kurma izni alınabiliyor.
Her arazimizin yüzde 1’i bunun için tahsis ediliyor. Tarım arazilerindeki toplulaştırma
faaliyeti gibi TarımGES alanlarımızı da toplulaştırsak ve buna özel alanlar belirleyip
bunları TarımGES YEKA’ları (yenilenebilir kaynak alanı) olarak ihale etsek, ölçek
ekonomisinden dolayı büyük fayda sağlayabiliriz. Her arazinin yüzde 1’ine GES kurmak
yerine; tüm arazilerimizin sadece binde 1’ini TarımGES YEKA olarak tanımlasak, gelişen
teknolojilerle yaklaşık 15 bin MW’lık bir TarımGES potansiyelimiz ortaya çıkıyor. Bu rakam
halihazırda GES kurulu gücümüzün yüzde 75’ine denk geliyor” açıklamasını yaptı.
Tarımges’ler Tarımsal Verimliliği Artıracak
Solar3GW’nin ‘her yıl en az 3 GW’ sloganını hatırlatan Turhan, TarımGES sayesinde temiz
ve ucuz elektrik üretirken, gittikçe artan ekstrem hava koşullarına karşı tarım ürünlerine
ek koruma sağlanıp tarımsal verimliliğin artılabileceğini söyledi.
Türkiye’de TarımGES’lerin önündeki en önemli zorluğun yasal mevzuatta iki amaçlı alan
kullanımının yer almaması olduğunu vurgulayan Turhan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“TarımGES uygulamaları tarım alanlarının bütünlüğünü bozmuyor, aksine aynı alanı daha
verimli kullanmaya ve çiftçinin ekonomisine katkı sağlıyor. Atıl, üretim yapılmayan tarım
arazilerinden yararlanılabileceği gibi üretim yapılan araziler için toprak sahiplerinin
inisiyatifinde olacak şekilde TarımGES projeleri geliştirilebilir.”
Turhan, hibrit santraller gibi TarımGES projelerinin de tanım ve kota olarak mevzuatta
yer almasının, Türkiye’nin enerji bağımsızlığı konusunda bir kanalı daha kullanılabilir hale
getireceğine ve tarım ekonomisine fayda sağlayacağına dikkat çekti.
Türkiye’de şu anda deneme amaçlı projeler olduğunu ve Solar3GW’nin de bunlara destek
verdiğini belirten Turhan, “100 kW büyüklüğünde kontrollü saha kurulumları var. Son
olarak Ankara Ayaş’ta, ODTÜ GÜNAM (Güneş Enerjisi Araştırma ve Uygulama Merkezi)
tarafından TarımGES kuruldu. Öte yandan Solar3GW olarak, GÜNAM ve Tarım ve Orman
Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü ile ortak yapacağımız 100
kW gücündeki bir diğer TarımGES de seneye devreye alınarak akademik çalışmalara
kaynaklık edecek” diye konuştu.
Dünyada Tarımges Uygulamalarına İlgi Artıyor
Güneş enerjisi ile tarım arazilerinin eş zamanlı kullanımına yönelik entegre bir sistem olan
TarımGES’ler, tüm tarım alanlarında, çayırlar, otlaklar, seralar, hatta balık çiftliklerinde
kurulabiliyor. Kenya gibi yoksul Afrika ülkelerinden İsveç gibi güneşin en az göründüğü
topraklara kadar dünyanın her köşesinde TarımGES projeleri uygulanıyor. 2012’de tüm
dünyada 5 MW olan TarımGES kurulu gücünün 2024’te 15 GW’a yaklaştığı tahmin
ediliyor. Dünyada bu konuda başı çeken Japonya’da bugüne kadar 3 binden fazla
uygulama yapıldı. Avrupa’da devam eden EAGER projesinde TarımGES’lerin, ekilebilir
alanlarının temiz enerjiyle gıda güvenliğini de sağlayarak daha yüksek verimlilikle
kullanılabilmesi üzerinde çalışılıyor. Projede Almanya, Belçika, Litvanya, İtalya, İspanya,
Bulgaristan, Polonya, Sırbistan ve Ukrayna yer alıyor.
SOLAR3GW’nin iki yıl önce yayınladığı TARIMGES raporunda, TarımGES projelerinin
maliyet olarak küçük ölçekli GES çatı projelerine göre daha avantajlı olduğuna dikkat
çekilerek çiftçinin tarlasında üreteceği elektriğin fazlasını satarak öztüketim harcamalarını
büyük ölçüde düşüreceği vurgulanmıştı. Buna göre TarımGES uygulamaları sadece
enerjide değil, tarımda da dışa bağımlılığa karşı kullanılabilecek etkin bir araç; ‘yerinde
üretim-tüketim’ ile enerji dönüşümüne uygun bir çözüm. Öncelikle elektrik üretimini,
tüketimin olduğu alana yaklaştırılarak şebeke verimini artırıyor sağlıyor, işletme
maliyetlerini aşağıya çekiyor. Ek olarak tarım için gereken sulama pompası, aydınlatma,
ısıtma vb. faaliyetlerde gerekli olan enerji en ucuz şekilde yerinde üretilebiliyor.
Büyük Ölçekli Güneş Projeleri1 yıl agoKalyon Enerji’den 520 MWp’lik Yeni Yatırım
Genel2 yıl agoGüneş enerjisi 2024 yılında tüm zamanların rekorunu kırdı
GES Yatırımcıları1 yıl agoBİM 4 Yeni GES Yatırımını Devreye Aldı
GES Yatırımcıları1 yıl ago75 milyon Euro finansmanla GES ve Atık Isı Geri Kazanım Tesisleri kurulacak
GES Yatırımcıları2 yıl agoTürk Telekom’dan dev GES yatırımı
GES Yatırımcıları1 yıl agoMigros, Kırşehir GES Projesi ile 600’den Fazla Mağazasını Temiz Enerji Kaynakları ile Besleyecek
Çatı Üstü Güneş Enerjisi1 yıl agoTosyalı 1.2 Gw Kapasiteli Dünyanın En Büyük Öz Tüketim Ges Projelerinden Birini Hayata Geçiriyor
GES Yatırımcıları1 yıl agoElin Yarı İletken Teknolojileri Yerli Ve Milli “Güneş Paneli Hücresi” Üretecek!



















