Connect with us

Ticari Güneş Projeleri

Epson yüzde 100 yenilenebilir enerjiye geçti

Published

on

Global teknoloji lideri Epson, 2020 Avrupa Sürdürülebilirlik Yeşil Tercih Raporu’nu yayımladı. Buna göre Epson 2020 yılında çalışan başına sera gazı emisyonlarını yüzde 8,5 azalttı. Pil, kağıt, ahşap ve plastik gibi atıklar dahil 23.700 ton malzemeyi geri dönüştüren Epson, artık sahip olduğu tüm binalarda yüzde 100 yenilenebilir enerji kullanıyor.

Global teknoloji lideri Epson, 2020 Avrupa Sürdürülebilirlik Yeşil Tercih Raporu’nu açıkladı. Rapora göre Epson 2020 yılının tamamında çevre ve sürdürülebilirlik konularında önemli adımlar attı. Epson 2020’de çalışan başına sera gazı emisyonlarını yüzde 8,5 azaltırken pil, kağıt, ahşap ve plastik gibi atıklar dahil 23.700 ton malzemeyi geri dönüştürdü. Epson, 2020 itibariyle artık sahip olduğu tüm binalarda yüzde 100 yenilenebilir enerji kullanmaya başladı.

48 sayfalık finansal olmayan Yeşil Tercih Raporu, Epson tarafından tüm EMEA operasyonlarında uygulanan sürdürülebilirlik ve sosyal sorumluluk çalışmalarının kapsamlı ayrıntılarını sunuyor. Raporda öne çıkan önemli noktalar şöyle:

• Epson, sürdürülebilirlik için EcoVadis Platinum derecesi aldı. Bu da şirketin insan hakları, çalışma koşulları, çevre, etik ve sürdürülebilir tedarik için en yüksek standartları karşıladığı anlamına geliyor. Bu başarı, Epson’u sektöründeki şirketlerin ilk %1’lik dilimine yerleştiriyor.

• Çalışan başına sera gazı emisyonlarını % 8,56 azalttı.

• Emisyonları %18 oranında azaldı (485.753 ton CO2’ye eşdeğer).

• Firma; piller, kağıt, ahşap, plastik ve atık elektrikli ekipman dahil 23.700 ton malzemeyi geri dönüştürdü.

• Epson artık sahip olduğu tüm binalarda %100 yenilenebilir enerji kullanıyor.

• Firma, 50 milyonun üzerinde kartuşsuz EcoTank yazıcı satışı sayesinde 1,1 milyon ton plastik bazlı sarf malzemesi tasarrufu sağladı.

• Epson, ‘Yeni Ufuklar’ programının bir parçası olarak her yaştan 11.000’den fazla öğrenciyle etkileşim kurarak gençleri sürdürülebilir teknolojiyle tanıştırdı ve onlara kariyer hedeflerine ulaşmaları için ilham verdi.

• Firma, dünyanın dört bir yanındaki şehirlerde Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerine (SDG’ler) ulaşmak için teknolojiden yararlanmayı amaçlayan Birleşmiş Milletler’in Akıllı Sürdürülebilir Şehirler uygulama programına teknoloji ortağı olarak kaydoldu.

‘Herkes yeşil tercih yapabilir’

Epson Avrupa Başkanı Kazuyoshi Yamamoto rapor hakkında şöyle konuştu: “Epson’un Yeşil Tercih Raporu, müşterilerimize tüm Avrupa operasyonlarımızda sürdürülebilirliği sağlamak için mevcut tüm önlemleri aldığımıza dair güvence sağlıyor. Sürdürülebilirlik DNA’mızda var, yaptığımız her şeyin içinden geçiyor. Üretim ve dağıtımımızdan çalışanlarımızın kaynak ve davranışlarının kullanımına kadar, küresel ayak izimizin her yönünü sürekli olarak ele alıyor ve iyileştiriyoruz. Her birimiz yeşil bir tercih yapabiliriz. Birlikte, bu ‘yeni normal’deki zorluklarla yüzleşirken, doğru seçimleri yapmak ve insanlarımız ve gezegenimiz için daha sürdürülebilir bir gelecek yaratmak üzere hepimiz daha fazla çalışmalıyız.”

Çevreci ürüne talep arttı

Epson Europe CSR ve Sürdürülebilirlik Direktörü Henning Ohlsson ise şunları ekledi: “Yeşil Tercih raporumuz geleceğimiz için doğru seçimi yapmakla ilgili. Daha çevreci ürün ve hizmetlere olan talep hiç bu kadar güçlü olmamıştı ve bu özellikle ileriye gerçek bir endişe ile bakan genç nesiller için geçerli. Sürdürülebilirlik tutkusu, şirketleri değişiklik yapmaya zorluyor ve bu iyi bir şey. Değerlerini paylaşmayan veya aynı aciliyet duygusunu gösteremeyen markaların uzun vadeli bir geleceği yoktur.”

Türkiye endüstrisine, alana özel, spesifik yayınlar üreten MONETA Tanıtım’ın sektörel dergilerinin editörlüğünü yapmaktayım. Yeni nesil, dinamik yayıncılık anlayışıyla, dijital ve basılı mecralarda içerik geliştirmek için çalışmaktayız.

Çatı Üstü Güneş Enerjisi

Saxovent Renewables ve HIH Real Estate, gayrimenkul portföylerinde çatı üstü GES için güçlerini birleştiriyor

Almanya merkezli proje geliştirici Saxovent Renewables ile HIH Real Estate, mevcut binaların çatı alanlarını ve altyapısını yenilenebilir enerji üretimi için değerlendirmek üzere iş birliğine gitti. Bu yıl üç ortak projenin uygulama aşamasına geçmesi bekleniyor.

Published

on

Saxovent Renewables PV Proje Geliştirme Direktörü Jan Steggewentz

Almanya merkezli yenilenebilir enerji proje geliştiricisi Saxovent Renewables GmbH & Co. KG ile HIH Real Estate GmbH, gayrimenkul portföylerinde yenilenebilir enerji kullanımını yaygınlaştırmak için iş birliği yaptı. Ortaklar, uygun mevcut binalarda sürdürülebilir enerji çözümlerini birlikte analiz edecek, geliştirecek ve hayata geçirecek.

Çatı alanları ve mevcut altyapı mercek altında

11 Eylül 2026’da Berlin’den duyurulan iş birliği, mevcut binalardaki kullanılmayan potansiyeli belirlemeyi ve uzun vadede ekonomik açıdan sürdürülebilir enerji çözümleri geliştirmeyi amaçlıyor. Ortaklar özellikle çatı alanlarını ve mevcut altyapıyı inceleyerek yenilenebilir enerji üretiminin güncel gayrimenkul stratejilerine en iyi nasıl entegre edilebileceğini değerlendirecek.

Saxovent Renewables Şube Müdürü ve PV Proje Geliştirme Direktörü Jan Steggewentz, mevcut binaları enerji dönüşümünün parçası hâline getirmenin pratik ve ekonomik açıdan uygulanabilir çözümler gerektirdiğini belirtti. Steggewentz’e göre HIH ile birlikte, kullanılabilir alanların potansiyelini sistematik biçimde belirlemenin ve sürdürülebilir enerji konseptlerini verimli şekilde uygulamanın temeli oluşturuluyor. Steggewentz, mevcut binaların yenilenebilir enerjiyi var olan yapılarla birleştirme konusunda büyük potansiyel taşıdığını; bunun mülk sahipleri, kiracılar ve sistem işletmecileri için ekonomik fayda sağlarken sürdürülebilirliği de artırdığını vurguladı.

Fotovoltaiğin yanında depolama, şarj altyapısı ve ısı pompası

Ortaklar her mülkün enerji ihtiyacını bütüncül olarak ele alıyor: Geleneksel fotovoltaik çözümlerin yanı sıra, sahaya özgü koşullara göre başka enerji tedariki ve optimizasyon seçeneklerini de değerlendiriyor. Amaç, mevcut alanları en iyi şekilde kullanarak binaları uzun vadede hem çevresel hem ekonomik açıdan sürdürülebilir kılmak.

HIH Invest Real Estate’te PV Çatı Proje Lideri olarak görev yapan Fynn Rotzoll, Saxovent ile platformlarına güçlü bir ortak daha eklediklerini ve bu yıl üç ortak projenin uygulama aşamasına geçeceğini, başka projelerin de geliştirme sürecinde olduğunu açıkladı. Rotzoll, enerjiye modüler bir yaklaşımla baktıklarını ve mülke bağlı olarak fotovoltaiğe ek olarak batarya depolama, şarj altyapısı veya ısı pompalarını da entegre ettiklerini ifade etti.

Rotzoll, sürdürülebilirlik gereklilikleri, yatırımcı ve kiracı beklentileri ile düzenleyici şartların etkisiyle yenilenebilir enerjinin gayrimenkulün ayrılmaz bir parçası olacağına inandıklarını söyledi. Rotzoll’a göre bu yaklaşım fonlar için ek gelir yaratmanın yanı sıra mülklerin uzun vadeli değerini artırma fırsatı sunuyor; kiracılar ise yerinde üretilen uygun maliyetli yeşil elektrikten yararlanıyor. Rotzoll, bunun işlemesi için Saxovent gibi geliştiricilerden genel yüklenicilere ve teknik danışmanlara uzanan güçlü ortaklıkların şart olduğunu ekledi.

Birden fazla lokasyona genişletilmesi planlanıyor

Enerji verimliliği, ESG kriterleri ve arz güvenliğine ilişkin gereklilikler arttıkça mevcut altyapının akıllıca kullanılması daha da önem kazanıyor. Saxovent Renewables ile HIH Real Estate arasındaki ortaklık bunun için bir çerçeve sunuyor ve ilerleyen dönemde birden fazla lokasyona genişletilmesi hedefleniyor.

Saxovent Renewables ve HIH Invest hakkında

Berlin merkezli Saxovent Renewables, Almanya genelinde bölgesel varlığı bulunan bağımsız bir yenilenebilir enerji proje geliştirme şirketi. Şirket, saha temini ve izin süreçlerinden projelerin kurulumu ve işletimine kadar tüm değer zincirinde hizmet veriyor. Fotovoltaik alanında ticari mülkler için dağıtık üretim tesisleri geliştiren, finanse eden ve işleten şirket, işletmeci modeliyle anahtar teslim PV çözümleri de sunuyor: Bu modelde geniş çatı alanlarına sahip mülk sahipleri yatırım ya da işletme riski üstlenmeden ek gelir elde ederken, elektrik tüketicileri kendi çatılarında üretilen uygun maliyetli elektrikle doğrudan yerinde besleniyor.

HIH Invest Real Estate ise Almanya ve Avrupa’da gayrimenkul ve altyapı alanında faaliyet gösteren bir yatırım yöneticisi. Yaklaşık 280 kurumsal müşteriye hizmet veren şirket, Avrupa’da sekiz lokasyonda bulunuyor ve toplam değeri yaklaşık 26 milyar avro olan varlıkları yönetiyor.

Öne çıkan görsel: Jan Steggewentz © Saxovent Renewables GmbH & Co. KG

Kaynaklar: Saxovent Renewables GmbH & Co. KG ve HIH Real Estate GmbH basın bülteni, “Saxovent Renewables and HIH Real Estate Combine Expertise to Develop Sustainable Energy Solutions for Real Estate Portfolios”, Berlin, 11 Eylül 2026 (Krampitz Communications GmbH aracılığıyla).

Continue Reading

Enerji Depolama

LONGi, Doğu Avrupa için enerji depolama ve mikro şebeke çözümlerini tanıttı

LONGi, Doğu Avrupa’daki ticari ve sanayi müşterilerine yönelik Hi-MO One MONA, Hi-MO One Pro ve OneNexus H2’den oluşan batarya enerji depolama ve mikro şebeke portföyünü Yunanistan’da düzenlenen etkinlikte tanıttı.

Published

on

Soldan sağa LONGi Hi-MO One MONA, Hi-MO One Pro ve OneNexus H2 enerji depolama sistemleri

LONGi, Doğu Avrupa’daki ticari ve sanayi (C&I) müşterilerine yönelik genişletilmiş batarya enerji depolama ve mikro şebeke portföyünü, 24 Eylül 2026’da Yunanistan’da güneş enerjisi ve enerji sektöründen müşteri ve iş ortaklarının katıldığı bir etkinlikte tanıttı. Portföy; entegre C&I depolama için Hi-MO One MONA, 24 saate kadar uzun süreli depolama için Hi-MO One Pro ve mikro şebeke yönetimi için OneNexus H2 olmak üzere üç çözümden oluşuyor.

Hi-MO One MONA; enerji kaydırma, tepe yük yönetimi ve sahadaki güneş enerjisi üretiminin daha fazla kullanılması için entegre depolama sunuyor ve daha yüksek kapasite gerektiğinde birden fazla ünite paralel çalıştırılabiliyor. Hi-MO One Pro, güç ve enerji kapasitesinin birbirinden bağımsız yapılandırılmasına imkân tanıyor. OneNexus H2 ise batarya depolamayı mikro şebeke kontrolüyle birleştirerek güneş enerjisi üretimini, şebeke beslemesini, bataryaları ve jeneratörleri şebekeye bağlı ve şebekeden bağımsız çalışmada koordine ediyor.

Şebeke kısıtları ve üretim kesintileri depolamaya talebi artırıyor

Şirkete göre lansman, Doğu Avrupa’da yenilenebilir enerji kurulumlarının bölgedeki elektrik altyapısının bazı bölümlerinin kaldırabileceğinden daha hızlı ilerlediği bir döneme denk geliyor. Şebeke kısıtları ilave yenilenebilir üretimin entegrasyonunu sınırlıyor; güneş enerjisi fazlası olan dönemler üretim kısıtlamalarına ve çok düşük ya da negatif elektrik fiyatlarına yol açıyor. Değişken üretimin artması dengeleme ihtiyacını büyütürken arz güvenliği ve enerji dayanıklılığı da bölgenin bazı kesimlerinde önemli bir gündem maddesi olmayı sürdürüyor.

LONGi Dağıtık Üretim Avrupa Başkanı Jia Chao, Avrupa’nın yenilenebilir üretim eklemede önemli ilerleme kaydettiğini, bir sonraki aşamanın ise bu elektriğin ne kadar etkin entegre edilip kullanılabildiğine bağlı olacağını belirtti. Chao, depolamanın elektrik piyasaları daha oynak hâle geldikçe işletmelerin güneş enerjisi yatırımlarının değerini korumasına yardımcı olduğunu ve müşterilere elektriği ne zaman kullanacakları konusunda daha fazla kontrol sağladığını vurguladı.

Hi-MO ONE platformu üzerinde iki farklı mimari

Her iki depolama sistemi de LONGi’nin ticari ve sanayi müşterileri için geliştirdiği Hi-MO ONE platformuna dayanıyor. Platform; batarya depolamayı LONGi tarafından geliştirilen güç dönüşümü, batarya yönetimi, enerji yönetimi ve termal yönetim teknolojileriyle bir araya getiriyor. Platformda yer alan Akıllı Hücre Kontrol Sistemi (iCCS), batarya davranışını hücre düzeyinde izleyerek gelişmekte olan anormallikleri tespit ediyor ve öngörücü risk tespitine olanak tanıyor.

Hi-MO One MONA, sıvı soğutmalı LFP sistemde 125 kW nominal çıkış gücünü 261 kWh depolama kapasitesiyle birleştiriyor. Hepsi bir arada mimarisi, her ünitede batarya depolama, güç dönüşümü, batarya yönetimi, enerji yönetimi ve termal yönetimi bir araya getiriyor. Sistem şebekeye bağlı ve şebekeden bağımsız çalışabiliyor. Tipik uygulamalar arasında elektriğin ucuz olduğu saatlerde bataryayı şarj edip pahalı üretim saatlerinde kullanan fabrikalar, tepe talebi düşürmek isteyen ticari binalar ve çatı ya da saha GES’inden üretilen elektriği daha fazla kullanmak isteyen işletmeler bulunuyor.

Hi-MO One Pro, güç ve enerji kapasitesinin bağımsız yapılandırılması gereken uygulamalar için tasarlandı. Sistem, 261 kWh’lik DC batarya kabinlerini 125 kW ve 250 kW seçenekleriyle sunulan AC güç ekipmanından ayırıyor. 1+11 yapılandırmasıyla bir AC ünitesi 11 adede kadar DC batarya kabiniyle birleştirilebiliyor ve 2 ile 24 saat arasında depolama süresi elde edilebiliyor. Bu yapı, özellikle gündüz güneş enerjisi üretiminin daha büyük bölümünü akşam ve gece operasyonlarına kaydırmak isteyen işletmeler için öne çıkıyor.

OneNexus H2 ile güneş, batarya, şebeke ve jeneratör tek sistemde

50–125 kW ve 104–261 kWh aralığındaki yapılandırmalarla sunulan OneNexus H2, batarya depolamayı hibrit PCS ve enerji yönetim sistemiyle birleştiriyor; güneş enerjisi üretimi, batarya, şebeke ve jeneratörü koordine edebiliyor. Mikro şebeke mimarisi, şebekeye bağlı ve şebekeden bağımsız çalışma arasında 10 milisaniye içinde geçiş sağlıyor ve sahanın harici şebekeye ihtiyaç duymadan yeniden enerjilendirilmesine imkân veren black-start özelliği sunuyor.

Sistemin Utility Grid Boost işlevi, saha talebi şebeke bağlantı kapasitesini aştığında mevcut bağlantıyı batarya gücüyle destekliyor. Uzak sahalarda ise güneş enerjisi, batarya depolama ve jeneratörün birlikte çalışmasıyla jeneratör çalışma süresinin ve yakıt tüketiminin azaltılması hedefleniyor.

LONGi Dağıtık Üretim Doğu Avrupa Genel Müdürü Adrian Kočan, depolamaya ilişkin iş modelinin sahaya, yük profiline, mevcut şebeke kapasitesine ve güneş enerjisinin enerji arzındaki rolüne bağlı olduğunu ifade ederek depolama mimarisinin iş modelini takip etmesi gerektiğini, Doğu Avrupa portföyünde de bu yaklaşımı benimsediklerini söyledi.

Bölge ülkelerinde esneklik ihtiyacı büyüyor

Bültende, Yunanistan’da üretim kısıtlamalarının ve çok düşük ya da negatif elektrik fiyatlarının görüldüğü dönemlerin arttığı belirtiliyor. Slovakya’nın ilave güneş ve rüzgâr kapasitesi bağlantısında sistem esnekliğini hesaba kattığı, Moldova’nın ek dengeleme kapasitesi geliştirdiği, Macaristan’da yüksek güneş payının esneklik ihtiyacını artırdığı; Polonya, Çekya ve Bulgaristan’ın da depolama ve esneklik önlemlerini genişlettiği aktarılıyor. Kuzey Makedonya’nın depolamayı enerji piyasası çerçevesine entegre ettiği, Ukrayna’da ise elektrik sisteminin dayanıklılığı ve arz güvenliğinin öncelik olmayı sürdürdüğü ifade ediliyor.

Kaynak: LONGi basın bülteni, “LONGi launches integrated energy storage and microgrid portfolio in Eastern Europe”, 24 Eylül 2026.

Continue Reading

Büyük Ölçekli Güneş Projeleri

Kalyon Enerji’den 520 MWp’lik Yeni Yatırım

Published

on

Temiz ve yenilenebilir enerjiyi daha ulaşılabilir kılma hedefiyle sürdürülebilir enerji yatırımlarını her geçen gün artıran Kalyon Enerji, YEKA GES 2024 yarışmaları kapsamında 520 MWp kapasiteli Konya / Karapınar ihalesini kazandı. 

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından yapılan YEKA GES 2024 yarışmaları kapsamında Karapınar GES için Kalyon Enerji en iyi teklifi verdi.

Dr. Murtaza Ata: “Kalyon Karapınar GES’e kardeş geliyor”  

Kalyon Enerji Yönetim Kurulu Üyesi ve CEO’su Dr. Murtaza Ata

Kalyon Enerji Yönetim Kurulu Üyesi ve CEO’su Dr. Murtaza Ata yeni ihale ile ilgili olarak şöyle konuştu: “Enerji Bakanlığımız tarafından ülkemizin muhtelif bölgelerinde yapılan YEKA GES 2024 yarışma sonuçlarının ülkemize ve tüm sektörümüze hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Ülkemizin enerjide dışa bağımlılığını azaltma, sürdürülebilirlik ve iklim politikalarında hedeflerine ulaşmasında bu yarışmalar büyük önem arz ediyor. Avrupa’nın en büyük, dünyanın sayılı büyüklükteki güneş enerjisi santrallerinden biri olan 1350 MWp kurulu gücündeki Kalyon Karapınar GES’i hayata geçiren Kalyon Enerji olarak şimdi de 520 MWp kapasite ile Karapınar GES’in güneyinde kardeş santralimize başlayacağımızın müjdesini vermekten mutluluk duyuyorum.”

İhale kapsamında hayata geçirilecek 520 MWp kapasiteli santral, toplam 6.434.883 m² alan üzerinde kurulacak. Santralin tahmini yıllık üretimi 1.065.000 MWh olurken 700 bin ton karbon salımının engellenmesi hedefleniyor. 1 yıllık enerji üretimi ile yaklaşık 90 bin nüfuslu bir şehrin 1 yıllık evsel enerji ihtiyacı karşılanacak. Kurulum aşamasında yaklaşık 1100 kişi ve işletme aşamasında yaklaşık 75 kişi ile yöre halkına ciddi anlamda istihdam olanağı sunulacak.

“Panellerimizin tedarikçisi %90’a varan yerlilik oranı ile Kalyon PV olacak” 

Dr. Murtaza Ata sözlerine şöyle devam etti: “Bakanlığımız 2017 yılında başladığı modelle yerli üretimi de önceliklendiriyor. Biz Kalyon Karapınar GES’te olduğu gibi yeni santralimizde kullanacağımız yaklaşık 870.000 adet paneli, %90’a varan yerlilik oranı ile üretim yapan Kalyon PV’den tedarik edeceğimiz için ayrıca gurur duyuyoruz.” 

Continue Reading

Trendler