Connect with us

Sektör Haberleri

Schneider ve Solar Impulse’den iklim değişikliğiyle mücadelede iş birliği

Published

on

Solar Impulse Vakfı, Schneider Electric Vakfı iş birliğiyle iklim değişikliği konusunda kurumları harekete geçirecek bir yarışma düzenliyor. 

Enerji yönetimi ve otomasyonda dünya çapında uzman olan Schneider Electric, Fondation de France himayesindeki Schneider Electric Vakfı aracılığıyla Solar Impulse Vakfı ile “Solar Impulse Efficient Solution” projesinde bir araya geliyor. Proje kapsamında kârlı bir şekilde çevreyi koruyan 1.000 proje seçilecek ve Solar Impulse Efficient Solution etiketiyle bu projeler ödüllendirilecek. Dört yıl sürecek projede ödül sahipleri, teknik inovasyon, kârlılık ve çevrenin korunması kriterleri doğrultusunda bağımsız uzmanlarca belirlenecek. Bu çözümler ayrıca tüm dünyaya iklim değişikliği ile mücadelede etkin çözümlerin var olduğunu ve bunların çok büyük bir bütçe gerektirmediğini, aksine az maliyetle sağlanabildiğini kanıtlayacak.

Enerji açığının kapatılması

Schneider Electric Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su, aynı zamanda Schneider Electric Vakfı Başkanı Jean-Pascal Tricoire ortaklık hakkında şu şekilde konuştu: “Schneider Electric Vakfı aracılığıyla bu projeye katkıda bulunarak çalışanlarımızı yeni çözümler geliştirmeye ve mevcut çözümleri uygulamaya teşvik etmek istiyoruz. Her iki vakıf da pragmatik kuruluşlardır. Bu çerçevede Solar Impulse Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Bertrand Piccard ve ben iklim değişikliğiyle mücadelede inovasyona ve yeni çözümler geliştirmeye inanıyoruz. Vakıf olarak bu ruhla ilerlemeyi hedefliyoruz. Bu doğrultuda enerji açığının kapatılmasına ve daha adil bir çevresel dönüşümün teşvik edilmesine yardımcı olmak üzere teknolojik; sosyal ve girişimcilikle ilgili inovasyonların yaratılması ve uygulanması için katalizör bir rol üstleniyoruz.”

İlk sıfır emisyonlu kutup bilimsel araştırma istasyonu ve Low Tech Lab’in ortaklarından biri olan Schneider Electric Vakfı; projedeki ilerlemeyi izliyor ve kurumsal sektörle sivil toplum arasında koordinasyonu sağlıyor. Bu şekilde Schneider Electric’in sürdürülebilirlik taahhütlerine de katkıda bulunuyor.

Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’ne ulaşılmasına yardımcı olacak çözümler 

Bu ortaklık aracılığıyla Schneider Electric; ekolojik dönüşümün hızlandırılmasına yardımcı oluyor ve Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’nin 17’sinden en az 5’ine ulaşılmasına yönelik uygulanabilir çözümleri destekliyor:

  • Herkes için temiz ve ulaşılabilir su
  • Uygun maliyetli ve temiz enerji
  • Endüstri, inovasyon ve altyapı
  • Sürdürülebilir şehirler ve topluluklar
  • Sorumlu tüketim ve üretim

Solar Impulse Vakfı bu hedeflerden en az birine yönelik geliştirilen ve teknik fizibilite; çevresel avantajlar ve kârlılık kriterlerini karşılayan 1.000 çözümün seçilmesi ve desteklenmesini hedefliyor. Seçimler yapıldıktan sonra Solar Impulse Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Bertrand Piccard tarafından çözümlerin dünya çapında kurumsal ve siyasi liderlere tanıtılması planlanıyor. Bugüne kadar Solar Impulse Efficient Solution etiketi alan 179 ekolojik çözüm bulunuyor. Bunlardan öne çıkanlar arasında süt proteininden yapılan ve biyolojik olarak çözünebilir bir ambalaj malzemesi; güneş enerjili bir su arıtma tesisi; enzim bazlı bir plastik geri dönüşüm teknolojisi ve sıfır atıklı bir inşaat yöntemi bulunuyor. 

Bu kapsamda iş ortaklığının önemine değinen Piccard; “Yarının başarılı şirketleri enerji verimliliği konusunda bugünden harekete geçilmesi gerektiğini anlayan ve çevrenin korunması ile ilgili tüm fırsatlardan faydalanan şirketlerdir. Solar Impulse Vakfı ile gerçekleştirilen bu iş birliği ile Schneider Electric; öncü tavrını bir kez daha göstermekte ve ekolojik dönüşümdeki rolünün tam olarak farkında olduğunu kanıtlamaktadır. Birlikte çevreyi koruyan ve kârlı çözümlerin seçilmesi sürecini hızlandırmak için gereken her türlü çabayı gösterecek ve geniş ölçekte kullanılması için çalışacağız” dedi.

Uzmanlardan oluşan özel ekosistem

Solar Impulse Efficient Solution etiketi; kullanım döngüsü (karbon emisyonları; geri dönüştürülebilirlik vb.) değerlendirmesi de dahil olmak üzere iş modeli ve uygulama için hedef ülke başlıklarını da içeren ve altı bölümden oluşan bir değerlendirilme sürecinin ardından veriliyor.

Fikirler online bir sistem üzerinden toplanıyor ve sunulan projelerin ve uzmanların isimlerinin korunması amacıyla Solar Impulse Foundation tarafından geliştirilen bir çevrimiçi platform aracılığıyla analiz ediliyor. Belirlenen beş temel hedef alanda uzmanlaşmış çok sayıda profesyonelin katkıda bulunduğu süreç; birkaç gün veya birkaç hafta sürebiliyor.

Schneider Electric Foundation projeyi Schneider Electric organizasyonu içinde destekleyecek; Afrika için mini yenilenebilir enerji şebekeleri konusunda uzman bir araştırmacı olan Nicolas Plain gibi uzmanları mobilize edecek.

Vakıf ayrıca gönüllülük programı aracılığıyla projenin başarıya ulaşabilmesi için kurum içinde gereken adımları atacağını duyurdu. Bu doğrultuda çevreyi koruyan ve elektriğe erişimi mümkün kılan çözümleri seçmek amacıyla dünyanın çeşitli yerlerindeki ekiplerden oluşan bir yönetim kurulu oluşturulacak. Bu çözümler arasında yalıtımlı evler için eksiksiz bir fotovoltaik elektrik sistemi olan Homaya ve aydınlatma-şarj iletişim cihazları için güneş enerjili bir sistem olan Mobyia da bulunuyor.

Türkiye endüstrisine, alana özel, spesifik yayınlar üreten MONETA Tanıtım’ın sektörel dergilerinin editörlüğünü yapmaktayım. Yeni nesil, dinamik yayıncılık anlayışıyla, dijital ve basılı mecralarda içerik geliştirmek için çalışmaktayız.

Sektör Haberleri

Metgün Enerji’den 2030’a kadar 1.000 MW yenilenebilir enerji hedefi

Published

on

Enerji ticaretinin kritik geçiş noktalarında yaşanan gelişmeler ve artan jeopolitik riskler, ülkelerin enerji politikalarında yerli ve yenilenebilir kaynakların stratejik önemini yeniden gündeme taşıyor. Türkiye’de faaliyet gösteren enerji şirketlerinden Metgün Enerji de güneş, rüzgâr ve hidroelektrik yatırımlarıyla bu dönüşüm sürecine katkı sağlamayı hedefliyor.

Şirket tarafından yapılan açıklamaya göre Metgün Enerji’nin Türkiye genelinde farklı bölgelerde işletmede ve inşaat aşamasında bulunan santrallerinin toplam kurulu gücü 274,44 MW seviyesine ulaştı. Şirket, yeni yatırımlar ve kapasite artışlarıyla 2030 yılına kadar 1.000 MW yenilenebilir enerji kurulu güce ulaşmayı hedefliyor.

Enerji güvenliği ve yerli kaynaklar öne çıkıyor

Küresel ölçekte enerji arzına yönelik belirsizlikler ve jeopolitik gelişmeler, enerji güvenliği konusunu yeniden gündeme taşırken; güneş ve rüzgâr gibi doğal ve sürdürülebilir kaynaklar, ülkelerin enerji politikalarında daha fazla önem kazanıyor.

Yenilenebilir enerji yatırımlarının artması, yalnızca enerji arz güvenliği açısından değil, aynı zamanda ekonomik sürdürülebilirlik ve karbon emisyonlarının azaltılması açısından da önemli bir rol oynuyor.

Metgün Enerji Genel Müdürü Uğur Işık
Metgün Enerji Genel Müdürü Uğur Işık

Türkiye’nin enerji dönüşümüne katkı

Metgün Enerji, farklı bölgelerde gerçekleştirdiği güneş, rüzgâr ve hidroelektrik yatırımlarıyla Türkiye’nin yenilenebilir enerji kapasitesinin artırılmasına katkı sağlamayı amaçlıyor. Şirket aynı zamanda mevcut santrallerde verimlilik ve kapasite artışı projelerine de odaklanıyor.

Metgün Enerji Genel Müdürü Uğur Işık, enerji arz güvenliğinin yalnızca ekonomik değil aynı zamanda stratejik bir konu olduğunu belirtti.

Işık, yaptığı değerlendirmede küresel gelişmelerin geleneksel enerji kaynaklarına dayalı tedarik zincirlerinin kırılganlığını ortaya koyduğunu ifade ederek, güneş ve rüzgâr gibi yenilenebilir kaynakların uzun vadeli enerji güvenliği açısından önemli bir alternatif sunduğunu dile getirdi.

Hibrit projeler ve enerji depolama gündemde

Şirketin büyüme stratejisinin yalnızca yeni santral yatırımlarıyla sınırlı olmadığı belirtiliyor. Metgün Enerji, orta ve uzun vadede hibrit enerji projeleri, enerji depolama teknolojileri ve yeni nesil yatırımlar ile portföyünü genişletmeyi planlıyor.

Şirket yönetimi, artan enerji talebine karşılık temiz ve yerli kaynaklara dayalı üretim kapasitesini artırmayı öncelikli hedef olarak gördüklerini ve bu doğrultuda yatırımlarını sürdürdüklerini ifade ediyor.

Continue Reading

GES Yatırımcıları

SOLAR3GW: “Türkiye, TarımGES ile 15 GW’lik Potansiyel Yaratabilir”

Published

on

Türkiye’de her yıl ‘güneşte 3 GW kurulu güç’ misyonuyla yola çıkan düşünce kuruluşu
Solar3GW’nin Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Bahadır Turhan, Tarım-Güneş Enerji
Santralleri (GES) projelerinin hız kazanması için mevzuat değişikliğine ihtiyaç olduğunu
söyledi.
Turhan, “Şu anda mevzuatımız, tarım arazilerinde GES’lere izin vermiyor. Sadece
öztüketim amaçlı ve arazinin yüzde 1’ini aşmayacak şekilde GES kurma izni alınabiliyor.
Her arazimizin yüzde 1’i bunun için tahsis ediliyor. Tarım arazilerindeki toplulaştırma
faaliyeti gibi TarımGES alanlarımızı da toplulaştırsak ve buna özel alanlar belirleyip
bunları TarımGES YEKA’ları (yenilenebilir kaynak alanı) olarak ihale etsek, ölçek
ekonomisinden dolayı büyük fayda sağlayabiliriz. Her arazinin yüzde 1’ine GES kurmak
yerine; tüm arazilerimizin sadece binde 1’ini TarımGES YEKA olarak tanımlasak, gelişen
teknolojilerle yaklaşık 15 bin MW’lık bir TarımGES potansiyelimiz ortaya çıkıyor. Bu rakam
halihazırda GES kurulu gücümüzün yüzde 75’ine denk geliyor” açıklamasını yaptı.


Tarımges’ler Tarımsal Verimliliği Artıracak
Solar3GW’nin ‘her yıl en az 3 GW’ sloganını hatırlatan Turhan, TarımGES sayesinde temiz
ve ucuz elektrik üretirken, gittikçe artan ekstrem hava koşullarına karşı tarım ürünlerine
ek koruma sağlanıp tarımsal verimliliğin artılabileceğini söyledi.
Türkiye’de TarımGES’lerin önündeki en önemli zorluğun yasal mevzuatta iki amaçlı alan
kullanımının yer almaması olduğunu vurgulayan Turhan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“TarımGES uygulamaları tarım alanlarının bütünlüğünü bozmuyor, aksine aynı alanı daha
verimli kullanmaya ve çiftçinin ekonomisine katkı sağlıyor. Atıl, üretim yapılmayan tarım
arazilerinden yararlanılabileceği gibi üretim yapılan araziler için toprak sahiplerinin
inisiyatifinde olacak şekilde TarımGES projeleri geliştirilebilir.”


Turhan, hibrit santraller gibi TarımGES projelerinin de tanım ve kota olarak mevzuatta
yer almasının, Türkiye’nin enerji bağımsızlığı konusunda bir kanalı daha kullanılabilir hale
getireceğine ve tarım ekonomisine fayda sağlayacağına dikkat çekti.
Türkiye’de şu anda deneme amaçlı projeler olduğunu ve Solar3GW’nin de bunlara destek
verdiğini belirten Turhan, “100 kW büyüklüğünde kontrollü saha kurulumları var. Son
olarak Ankara Ayaş’ta, ODTÜ GÜNAM (Güneş Enerjisi Araştırma ve Uygulama Merkezi)
tarafından TarımGES kuruldu. Öte yandan Solar3GW olarak, GÜNAM ve Tarım ve Orman
Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü ile ortak yapacağımız 100
kW gücündeki bir diğer TarımGES de seneye devreye alınarak akademik çalışmalara
kaynaklık edecek” diye konuştu.


Dünyada Tarımges Uygulamalarına İlgi Artıyor
Güneş enerjisi ile tarım arazilerinin eş zamanlı kullanımına yönelik entegre bir sistem olan
TarımGES’ler, tüm tarım alanlarında, çayırlar, otlaklar, seralar, hatta balık çiftliklerinde
kurulabiliyor. Kenya gibi yoksul Afrika ülkelerinden İsveç gibi güneşin en az göründüğü
topraklara kadar dünyanın her köşesinde TarımGES projeleri uygulanıyor. 2012’de tüm
dünyada 5 MW olan TarımGES kurulu gücünün 2024’te 15 GW’a yaklaştığı tahmin
ediliyor. Dünyada bu konuda başı çeken Japonya’da bugüne kadar 3 binden fazla
uygulama yapıldı. Avrupa’da devam eden EAGER projesinde TarımGES’lerin, ekilebilir
alanlarının temiz enerjiyle gıda güvenliğini de sağlayarak daha yüksek verimlilikle
kullanılabilmesi üzerinde çalışılıyor. Projede Almanya, Belçika, Litvanya, İtalya, İspanya,
Bulgaristan, Polonya, Sırbistan ve Ukrayna yer alıyor.


SOLAR3GW’nin iki yıl önce yayınladığı TARIMGES raporunda, TarımGES projelerinin
maliyet olarak küçük ölçekli GES çatı projelerine göre daha avantajlı olduğuna dikkat
çekilerek çiftçinin tarlasında üreteceği elektriğin fazlasını satarak öztüketim harcamalarını
büyük ölçüde düşüreceği vurgulanmıştı. Buna göre TarımGES uygulamaları sadece
enerjide değil, tarımda da dışa bağımlılığa karşı kullanılabilecek etkin bir araç; ‘yerinde
üretim-tüketim’ ile enerji dönüşümüne uygun bir çözüm. Öncelikle elektrik üretimini,
tüketimin olduğu alana yaklaştırılarak şebeke verimini artırıyor sağlıyor, işletme
maliyetlerini aşağıya çekiyor. Ek olarak tarım için gereken sulama pompası, aydınlatma,
ısıtma vb. faaliyetlerde gerekli olan enerji en ucuz şekilde yerinde üretilebiliyor.

Continue Reading

Etkinlikler

ICCI Fuarı’nda enerji sektörüne yenilenebilir enerji müjdesi

Published

on

ICCI Uluslararası Enerji ve Çevre Fuar ve Konferansı’nın açılışını gerçekleştiren TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Sözcüsü Prof. Dr. Cevahir Uzkurt, yenilenebilir enerji ile ilgili müjde verdi.  Prof. Dr. Cevahir Uzkurt, “Komisyonumuz ve hükumetimiz yenilenebilir enerji alanında ülkemizin ve sektörün önünü açacak, ülkemizi güçlendirecek adımları atmaya devam ediyor. Maden ve enerji kanunlarında değişiklikleri kapsayan kanun teklifimiz komisyondan geçti ve genel kurulda görüşmelere başlanacak. Meclisimizin onayıyla teklifimiz yasalaşacak ve bu sayede enerji sektörümüzün önünü açmış olacağız” dedi.

T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ve EPDK’nın desteği ile TG Expo tarafından gerçekleştirilen ICCI – Uluslararası Enerji ve Çevre Fuarı ve Konferansı’nın açılışı Türkiye Büyük Millet Meclisi Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi Ve Teknoloji Komisyonu Prof. Dr. Cevahir Uzkurt, İstanbul Sanayi Odası Enerji Grup Başkanı Rıdvan Mertöz, KOJENTÜRK Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Aydın, ENSİA – Enerji Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Alper Kalaycı ve KBSD – Kazan ve Basınçlı Kap Sanayicileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Hoplamaz’ın katılımı ile gerçekleştirildi. 3 gün boyunca 10.000 metrekarelik alanda küresel enerji piyasasının kalbinin atacağı fuar, 200’e yakın firma ve 8 bini yurt dışından olmak üzere toplamda 20 binden fazla ziyaretçiye ev sahipliği yapacak. ICCI bu yıl ilk kez eş zamanlı gerçekleşecek Electricity Eurasia – Elektrik ve Elektrik Ekipmanları Fuarı’na da sahne oluyor.

Enerji sektörüne yeni kanun teklifi müjdesi

Fuarın açılışında konuşan TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi Ve Teknoloji Komisyonu Prof. Dr. Cevahir Uzkurt, “TBMM komisyonumuz ve hükumetimiz yenilenebilir enerji alanında ülkemizin ve sektörün önünü açacak ve ülkemizi güçlendirecek çabaların içerisindedir. Yakın zamanda komisyonumuza gelen özellikle maden ve enerji kanunlarındaki değişiklikleri kanun teklifi ilgili komisyonumuzdan geçti. Gerekli tartışmalar yapıldı. Komisyon üyelerimiz katkılarını verdi Ve genel kurulun gündemine hazır hale getirildi. Genel kurulda özellikle yenilenebilir enerjiyle ilgili bazı kanuni düzen içeren kanun teklifi görüşülmelerine başlanacak. Ümit ediyorum ki; değerli milletvekillerimizin, meclisimizin onayla da bu teklif yasalaşacak. Bu da özellikle ülkemizin siz değerli sektör temsilcilerimizin önünü açmak üzere ülkemize sağlamak üzere bu kanun teklifi de yasalaşmış olacak diye ümit ediyorum” şeklinde konuştu.

Enerji verimliliğinde başarının formülü her kademede “farkındalık”

Son yılların en kritik konularından birisinin yenilenebilir enerji olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Cevahir Uzkurt, “Bu alanda atılan adımlar ve yaşanan gelişmeler hem ülkelerin güçlenmesi hem de sektör oyuncularının daha rekabetçi haline gelmelerinde şüphesiz önemli bir rol oynuyor. Bu gelişmelerin bir sonucu olarak da rüzgar ve güneş gibi yenilenebilir enerji kurulumu ve kurulu gücünün diğer konvansiyon termik kurulu güce göre daha fazla olduğunu görüyoruz. TBMM komisyonu olarak bunun farkındayız ve bu farkındalığın da bir gereği olarak ilgili komisyonumuz ve hükümetimizin bu alanda ülkemizin ve sektörün önünü açacak çaba sarf ediyoruz” şeklinde konuştu. Özellikle bu tür fuar ve konferanslarda yapılan tartışmalar ve beraberinde sektöre ilişkin ortaya çıkan fikirlerin yasama ve yürütme için son derece kıymetli olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Cevahir Uzkurt, “Fakat özellikle enerji verimliliği konusunda hükümet ve ilgili bakanlıklar her ne kadar destek verirse versin toplumda ve sanayicilerimizde bu konularda gerekli eğitim, farkındalık ve bilinç oluşmadığı takdirde çabaların yeterli şekilde amacına ulaşması mümkün olmaz” dedi.

“Fuarımızın varlığı en büyük kazançlarımızdan biri”

TG Expo Genel Müdürü Cem Şenel de açılış konuşmasında, “1994 yılında İstanbul’da bir Kojenerasyon Semineri ile başladığımız yolculuğumuz, kısa sürede ülkemizin enerji sektöründeki hızlı gelişme ve enerji camiasının yoğun ilgisiyle 1999 yılında ICCI (International Cogeneration Conference of Istanbul) adı altında bir Enerji ve Çevre Fuarı ve Konferansı kimliğine evrildi. Dünya enerji piyasasının jeopolitik açıdan belki de en sıcak ve hareketli coğrafyasında yer alan bir ülke olarak ICCI Uluslararası Enerji ve Çevre Fuar ve Konferansı’nın varlığı en büyük kazançlarımızdan biri. Fuar sayesinde oluşturduğumuz verimli, etkin, saygın ve kaliteli bir iletişim ve etkinlik platformu ile bu büyüme ve gelişme sürecine 30 yıla yakın süredir tanıklık ediyor, gelecekte de sürdürmek üzere yoğun çaba gösteriyoruz. Sürdürülebilirliği odak noktasına aldığımız fuarımızda enerji verimliliği, yenilenebilir enerji, akıllı şebekeler, temiz teknolojiler ve çevre yönetimi gibi konularda güncel gelişmeler öne çıkacağı için bu yılın teması olarak ‘Enerjinin Geleceğini Keşfet’ diyeceğiz” dedi.

“Yenilenebilir enerjiyi fırsat olarak yakalayanlar avantajını görecek”

Enerjide baş döndüren dönüşümlerin yaşandığı son yıllarda fuarın günceli yakalamak ve geleceğe yönelik projeksiyonlara ışık tutmak için kritik öneme sahip olduğunu belirten KOJENTÜRK Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Aydın ise, açılışta “İklim değişikliğini yavaşlatmak ve toplumları daha temiz bir ortamda yaşatma çabaları, enerjide fosil kaynaklardan yenilenebilir enerji tüketiminin daha yüksek düzeylere geçişini zorunlu kılıyor. Enerji tüketiminin daha da artış gösterdiği günümüzde elektriğin üretildiği kaynaklar daha önemli hale geliyor. Bugün enerji yatırımlarında özellikle finansmana erişimin zor ve yüksek maliyeti nedeniyle hedeflenen yıllık büyümenin biraz gerisinde kaldığını görüyoruz. O yüzden bu dönemi geleceğe yönelik hazırlık ve planlamaların yapılması için bir fırsat olarak gören ve değerlendirenler hızlı dönüşümde bunun avantajlarını yakalayacak” diye konuştu.

Continue Reading

Trendler